Eleştirel Mizahın Anatomisi: Ezel Akay Sineması
Haber: Ayşe Naz Kavalcı, Ayça Karapınar

İstinye Üniversitesi İletişim Fakültesi Medya Merkezi tarafından gerçekleştirilen “Ekran ve Ötesi” programının bu haftaki konuğu, Türk sinema ve tiyatro dünyasında yönetmen, senarist ve oyuncu kimliğiyle tanınan Ezel Akay oldu.

“Eleştirel Mizahın Anatomisi” başlıklı söyleşide Akay, mühendislikten yönetmenliğe uzanan kariyer yolculuğunu, sinema ile mizahı nasıl birleştirdiğini ve hikâye anlatıcılığına bakışını dinleyicilerle paylaştı.

“Neredesin Firuze”, “Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?”, “7 Kocalı Hürmüz” ve “Osmanlı Cumhuriyeti” gibi birçok önemli yapımda imzası bulunan Akay, söyleşide oyunculuk alanındaki deneyimlerini, film üretim süreçlerine dair düşüncelerini ve reklamcılık alanındaki tecrübelerini de aktardı.

“Benim için üniversite, kendimi aradığım bir dönemdi.”

Üniversitede mühendislik okuduğunu söyleyen Akay, bölümünün onu tam olarak tanımlamadığını; bu nedenle kendisini daha iyi tanımak ve yeteneklerini keşfetmek için okul bünyesindeki tiyatro ve müzik gibi sanat dallarının içinde yer aldığı birçok kulübe üye olduğunu belirtti. Üniversite yıllarını bir arayış ve keşif süreci olarak tanımlayan Akay, farklı disiplinlerle temas kurmanın kariyerine önemli katkılar sağladığını ifade etti.

“Benim mesleğimin asıl ismi; hikâye anlatıcılığı.”

Akay, sinema ve tiyatro sektöründe yer alanların mesleğinin özünde hikâye anlatıcılığı olduğunu şu sözlerle dile getirdi:

“Bir anlatıcı için önemli olan hikâye değil; anlatıcıdır. Sanatla uğraşanların birbirinden ayrıldığı nokta, anlattıkları hikâyeler değil, hikâyeleri anlatma tarzlarıdır.”

Söyleşide gençlere seslenen Akay, maddi kazancın önceliklendirilmesinden ziyade hikâye anlatıcılığının ve sanatsal özgünlüğün daha güçlü olduğunu vurguladı.

“Herkes seyircinin suyuna gitmeyi düşünüyor.”

“Herkes seyircinin suyuna gitmeyi düşünüyor. Ticari olsun, seyircinin istediğini verelim ki sinemaya gelsin. Bizler istediğimizi bulmak için gitmiyoruz. Biraz şaşıralım, yeni bir şey görelim. Anlatılan hikâyelerden farklı bir şey çıksın karşımıza. Seyircinin büyük çoğunluğu bu şekilde.” diyen Akay, sinemada cesaretin ve yenilik arayışının önemine dikkat çekti.

“Projenin izleyiciyi eğlendirerek anlatması benim için çok önemli.”

Akay, projelerinin içerisinde can yakıcı, trajik ya da akıl karıştırıcı unsurlar olsa bile bunları seyirciye eğlendirerek anlatmanın kendisi için vazgeçilmez bir tercih olduğunu dile getirdi. Mizahın, en sert meseleleri bile daha ulaşılabilir kıldığını belirtti.

Mesleğinin bir hayat tarzı olduğunu da söyleyen Akay, sinema ve televizyon işlerinin uzun soluklu bir üretim süreci gerektirdiğini; bu nedenle mesleği ile yaşam biçiminin iç içe geçtiğini ifade etti.

“Gözlem yeteneğiniz varsa hikâye anlatıcılığının temelini atmış oluyorsunuz.”

Gözlem yapmanın bu sektörde önemli bir adım olduğunu belirten Akay; insanları, durumları ve olayları analiz etmenin hikâye anlatmanın temel taşı olduğunu vurguladı. Sanat sektöründe yer almak isteyen gençlere de tavsiyelerde bulunan Akay,

“Burası benim yeteneklerime göre bir alan mı?” sorusunu kendinize sormanız çok önemli. Herkesin mutlaka bir yeteneği var ama önemli olan o yeteneği keşfetmektir.”

sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Programın sonunda Medya Merkezi Dr. Öğr. Üyesi Özgenur Reyhan Güler tarafından Ezel Akay’a teşekkür belgesi takdim edildi.