Yazan: Azra Günana

Çocuk kitabı illüstrasyonları ve özgün tasarımlarıyla dikkat çeken başarılı illüstratör Sevde Uçmak, üniversitemizde düzenlenen özel bir etkinlikte öğrencilerle bir araya geldi. Dr. Öğr. Üyesi Özgenur Güler ve Prof. Dr. Hasip Pektaş’ın katılımlarıyla gerçekleşen ve soru-cevap formatında interaktif bir şekilde ilerleyen oturum, sanatın ve tasarımın derinliklerine inen ilham verici bir yolculuğa dönüştü.

Doğadan Beslenen Çizgiler ve Yanından Ayrılmayan Eskiz Defteri

Söyleşiye kişisel deneyimlerinden örnekler vererek başlayan Sevde Uçmak, yanından hiç ayırmadığı küçük eskiz defterini ve bu defterdeki taslaklarını katılımcılarla paylaştı. 2014 sonu ve 2015 başlarında yarattığı ilk karakter olan turuncu saçlı kızı öğrencilere anlatan Uçmak, üretim sürecinde ilhamını doğadan aldığını vurguladı. Üretmek ve kendi kabuğuna çekilmek için sık sık yayladaki evine gittiğini belirten başarılı çizer, öğrencilere kariyerleri için altın değerinde bir tavsiyede bulundu: “Yaptığınız hiçbir çizimi atmayın, hepsi çok kıymetli. Eğer atarsanız sonrasında olmuyor.”

Sektöre Adım Atmak ve “Sınırları” Çizmek

Etkinlik sırasında Prof. Dr. Hasip Pektaş’ın yönelttiği “Yayınevi sizi nasıl keşfetti?” sorusunu yanıtlayan Uçmak, kariyer yolculuğunun internet üzerinden keşfedilmesiyle başladığını anlattı. Dr. Öğr. Üyesi Özgenur Güler’in “Kurallarınız var mıdır?” sorusu üzerine ise, sektöre ilk başlandığında daha deneysel ilerlendiğini ancak zamanla profesyonel sınırların çizildiğini şu sözlerle ifade etti: “Başlangıçta deneysel giriliyor fakat sonrasında ‘Bu benim tarzım değil, başka şekilde ilerleyelim’ dediğim projeler de oldu.” Bu noktada iyi ve sağlam bir portfolyonun önemine dikkat çeken Sevde Uçmak, tasarım ile disiplin arasındaki ince çizgiyi de detaylarıyla aktardı. Öğrencilerin en sevilen yayınevleri üzerine yönelttiği soruları da içtenlikle yanıtladı.

Sanatın Gündelik Hayattaki Yeri ve Özel Üretim (Limited Edition)

Günümüzde sanat ve tasarımın tüketici alışkanlıklarındaki rolüne değinilen söyleşide, “Kimse artık aynı şeyi giymek, aynı çantayı takmak bile istemiyor; orada işin içine sanat ve tasarım giriyor” ifadelerine yer verildi. Sınırlı üretim (limited edition) tasarımların artan maliyetlerine rağmen neden değerli olduğu tartışıldı. Ayrıca Uçmak, bir çocuk kitabını resmetmeden önce metni mutlaka okuyup içselleştirmesi gerektiğinin, doğru tasarımın ancak bu şekilde ortaya çıkacağının altını çizdi.

İyileştiren ve Birleştiren Güç: Sanat

Öğrencilere sektörel vizyon katmak amacıyla “Aras Kargo Kültür Sanat” projesini vaka örneği olarak sunan Sevde Uçmak, kendi çizimlerini yaptığı “Ezo ve Samba” adlı kitabının tasarımını da salondaki katılımcılarla buluşturarak yakından inceleme fırsatı sundu. Sanatın “birleştiren, iyileştiren ve geliştiren bir durum” olduğu vurgusu, etkinliğin ana mesajı olarak hafızalara kazındı.

Dinamik Bir Söyleşi ve Kapanış

Söyleşinin soru-cevap dinamiğini başından sonuna dek ustalıkla yöneten, yönelttiği sorularla sohbeti derinleştirip akışa büyük değer katan Dr. Öğr. Üyesi Özgenur Güler ve Prof. Dr. Hasip Pektaş’ın keyifli diyalogları oturumu zenginleştirdi. Etkinlik, Hasip Hoca’nın başarılı illüstratör Sevde Uçmak’a yönelik övgü dolu sözleri ve kendisine takdim edilen teşekkür belgesi ile son buldu.